Bu ay da inanan gönüller için bir huzur sağanağı vardır.Bunalan sineler için bir rahatlık ve ferahlık vardır.Günahkar bedenler ve ruhlar için yeniden arınma ve dönüş fırsatı vardır.Rızıklar için bol bol bereket vardır.Zenginler için elinde olanın paylaşılma zamanı, yoksullar için ihtiyaçların giderilme zamanıdır.Çocuklar için farklı bir eğlence zamanı, ama eğlenirken yaratanı tanıma ve onunla buluşma zamanıdır.
Her Ramazan ayında şu sözleri hep duyarız birilerinden.Hatta bazen kendi dudaklarımızdan bile döküldüğü olur.Nerde o eski Ramazanlar?....Aslında bu sorunun içeriği kendimizi ele vermektedir.Hani denir ya özrü kabahatinden büyük.O misal.
Aslında Ramazanlar hep aynıdır.Sadece bazen 29 bazan 30 çeker.Ve de her yıl 10 gün önce gelir.Bunun dışında Ramazanlar da bir fark yoktur.Değişen bizlerin hayat anlayışı, yaşam tarzı ve hayat felsefesidir.Geriye baktığımız zaman hoş olduğunu düşündüğümüz ama bugün yapıldığı zaman tahammül edemediğimiz ve de katlanamadığımız şeyler vardır.İbadet ayı olan Ramazanda camiler bir başka dolardı.İbadetler daha farklı bir anlam kazanırdı.Kahvehaneler boşalırdı namaz vakitlerinde.Hatta kapatılıp teravihe gidilirdi.Camiler aynı cami.Kahvehaneler aynı kahvehane.Ramazan ayı gene aynı Ramazan ayı.Ama camiler eskisi gibi dolu değil.Namaz vaktinde kahvehaneler açık ve dolu.Eskiden vaaz dinlemek için camilerimiz iftardan hemen sonra dolmaya başlardı.Şimdi ezan başlamadan camilerde birkaç yaşlının dışında kimseyi bulmak mümkün değil.Ama biz hala sorarız nerde o eski Ramazanlar?....................
İftarlar verilirdi fakire fukaraya.Sofrada mutlaka farklı insanlara oruç açtırılırdı.Akraba,dayı, amca demiyorum dikkat edin.İhtiyaç sahibi insanlardan behsediyorum.Tanıdığımız insanlar dan değil, tanımadığımız halde soframıza oturtup iftar ettirdiğimiz insanlardan bahsediyorum.Şimdi iftar sofralarımızda bu tür insanları görme şansımız pek yok.Çünkü eş-dost, akraba derken fakiri fukarayı hatırlamaya zaman kalmıyo ki.Ramazan ayı verdiğimiz davetlere yetmiyo.Karşılıklı randevulaşma şeklinde yaptığımız davetlerde genellikle çevremizden tanıdıklarımız, hatırlı kişiler, amirler ve memurlar bulunuyor.Bu sofralara yabancıyı alamayızki değil mi?Yoksulu fakiri nasıl oturtalım bu sofralara değil mi ama ?...Ahhhhh nerde o eski Ramazanlar değil mi ?........
Eskiden her mahallenin davulcusu vardı.O mahallenin sahura kalkmasından sorumluydu.Sahurda sokağa çıkar davulcuya bahşiş verir mahalleli olarak sahur eğlenceleri yaptırırdık. Ve de davulcuyu çoluk çocuk dört gözle bekler ondan zevk alırdık.Kimse rahatsız olmaz dı.Şimdi koca ilçeye bir davulcu düşüyor ve evimizin önünden motosikletle hızlı bi şekilde çalarak geçiyor.Saniyeler süren bu geçişten rahatsız oluyoruz.Neymiş uyku bölünüyomuş.İnsanlar rahatsız oluyormuş.Sonra da soruyoruz; Ahhhhhhh nerde o eski Ramazanlar ?...................
Verilen saladan rahatsız oluruz.Okunan ezanın sesinin yüksekliğinden rahatsız oluruz.Çocukların eğlencelerinden rahatsız oluruz.Kendi soframıza alamadığımız insanların istifadesi için açılan iftar çadırlarından rahatsız oluruz ve onları acımasızca eleştiririz.Yapılan vaazı beğenmez onu eleştiririz.Yani dostlar mutlu olmamak ve zevk almamak için elimizden gelen her şeyi yaparız ve ondan sonra “Nerde o eski Ramazanlar “ diyerek suçu Ramazan ayına atarız.
Ramazanlar aynı Ramazan.Bizlerde yaratılışımızda ki biz olursak, ulaştığımız bu güzel ayın yüceliğinin ve güzelliğinin farkında olursak,bu kutlu zaman diliminden zevk almamak için hiçbir sebep yoktur.
Bu ay’ın bizlere ve bütün insanlığa güzelikler ve bereketler getirmesi, ibadetlerimizin kabul olması, gönüllerin Kur’an ın nuruyla arınması dileğiyle Nice Ramazan’lara.
Hayatın bütün güzelliklerinin sizlerle olması dileğiyle ve yeni paylaşımlarda buluşmak ümidiyle Allah’a emanet olunuz.
Selam ve sevgilerle Hayırlı Ramazanlar.
USTA GAZETİCİ İSMAİL ŞANAL Abimize GE...
. Ayrıcı kaymakamımızı yerinde görmek...
GEÇMİŞ OLSUNNNNN..
çok güzel olacak inşallah, insanlar t...
bu habere çok sevindim.her gün defala...
Hocamıza Allahtan rahmet diliyorum tü...