08 Eylül 2010 Çarsamba - 08:32:52
  • Kaydolun.
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Dolar
    1,4970 1,4980
    Avro
    1,9290 1,9300
    Altın Gram
    60,09 62,02
    Çeyrek Altın
    95,90 104
    
    NASIL BİR TATİL ?
    Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
    ZayıfMükemmel 
    Halim Karacan
    Cuma, 11 Temmuz 2008 18:04

        NASIL BİR TATİL?

            

            

              Hayat, sürekli akan zamana mahkum olarak devam etmekte.Ve hayatlar bu sürekli akışın içerisinde debelenmekte, herkes kendine göre çizdiği yolda yaşamını devam ettirmektedir.Bu mücadele içerisinde zaman zaman değişik zaman dilimleriyle karşılaşmakta ve bu zaman dilimlerine göre yaşantısında bazı değişiklikler yapabilmektedir.İşte zamanın içerisinde yaşanan bu değişikliklerden bir tanesi de tatil dediğimiz farklı bir zaman dilimidir.

               Kimine göre plan proje isteyen, kimine göre ayrı bir yaşam tarzı olan ve kimine göre de hayal bile olmayan bu tatil denilen şey nedir acaba?

              Tatil kelimesi, “atalet” ten gelir ve bir şeyin “aktivitesini durdurması, görevine son vermesi, işlevsizleşmesi, amacı dışına çıkması, durması” anlamındadır.Ayrıca atalet, “tembellik, âtıl kalmak, çalışmamak, yatmak” anlamında da kullanılmaktadır.

              Havaların sıcaklığını iyice hissettirdiği şu günler de herkesin kafasın da bir düşünce vardır mutlaka.Bir tatil yapabilir miyim?Bir yerlere kaçabilirmiyim?Hangi deniz sahilin de güneşlenebilirim?Nerede farklı bir vakit geçirebilirim?.....gibi sorular insanımızın kafasında yer eder bu dönemde.Gerçi bazılarının böyle bir düşünceyle yoracak kafaları yoktur.Çünkü onların planları aylar önceden yapılmış, rezervasyonları yapılmış, valizleri bile hazırlanmıştır.Onların yerine,  onları düşünen başka kafalar,  onların bu işlerini halletmiştir.Kendileri adına düşünecek başka kafalara sahip olma şansı olmayan bazıları da en ucuz, fazla masraf etmeden nereye gidebilirimin kaygısı içindedir.Bazılarının da aklına bile gelmez.Çünkü o düşünceye ayıracak ne zamanları ne de bütçeleri vardır.Tatil yapmak hayal ötesi bir şeydir onlar için.

               Demek ki tatil diye adlandırdığımız bu zaman dilimi insanların sosyal ve kültürel yapısına göre, çalıştıkları işe göre, sahip oldukları bütçeye göre ve de sahip oldukları dini ve ahlaki anlayışa göre değişiklikler gösterebilmektedir.

               Sanayileşmenin ve teknolojinin beraberinde getirdiği maddi refah, “çalışma zamanı-boş zaman “ikilemini oluşturarak, tabiri caizse insanları tembelliğe ve zaman israfına sevk etmiştir. Maddi açıdan iyi durumda olan ve bu maddi iyi oluştan dolayı kendini farklı görenlere göre tatil, sınır tanımadan pervasızca hazırlanmış ortamlarda doyasıya, bir başka ifadeyle çılgınca eğlenmek, her şeyden uzak kalmak, malı ve zamanı hiç düşünmeden israf boyutun da harcamaktan ibarettir. Hayatının çoğunu çalışmakla geçiren bazı kesime göre de tatil,  dişinden tırnağından artırdığı üç-beş kuruşu başkalarına olan özentisinden dolayı israf ettiği ve o israfın acısını yıl boyunca her yerinde hissettiği  bir zaman dilimidir.

               Sanayileşme öncesi dönemde bu şekildeki tatil anlayışı pek bilinmezken, günümüzde yaz tatili ayrı, kış tatili ayrı, yurt dışı ayrı, okyanus aşırı tatiller ayrı ve de inanç tatilleri ayrı ayrı organize edilmekte ve bir yıl öncesinden planlanmakta, programlanmakta ve gündeme alınmaktadır.Böylece tatil anlayışı bir hayat tarzına ve bir felsefe haline gelmiştir.Oteller, moteller, sahiller, tatil köyleri ve çoğu yazlıklar insanların bu istek ve arzularını karşılamak için kurulmuşlardır.İsraf ve harcamalar için de her şey en ince ayrıntısına kadar planlanmıştır.

               Tatile gidilecek yer genelde yaşanılan yerden uzak olan bir yer seçilir.Yoksa tatilin ne manası vardır .İyi de olsa , kötü de olsa mutlaka uzak ve farklı bir yer olmalıdır.Bu sebeple uzun ve stresli bir yolculukla başlar genelde tatil maceraları.İlk etapta yolun uzun olması, yorucu olması hiç düşünülmez.Nasılsa dinlenmek için gidilmiyor mu tatile?Ama işin ilginç yanı, o çekilen zahmetin ve çilenin tatil dönüşü, yani güya  dinlenmiş olarak tatil bittiğinde tekrar çekileceği hiç akla getirilmez.Yorgunluklarla ve bitkinliklerle başlayan bir seyahat aynı şekilde yorgunluklarla ve de bitkinliklerle sona erecektir.Yanında ikramiye olarak ta canları sıkan farklı olaylar, karşılaşılan hiç beklenilmeyen  sürprizler, moralleri bozan görüntüler, yıpranmış bütçeler bedavadan kazanılmış olacaktır.Bunun için genelde tatilden sonra dinlenilmiş olunacağı yerde, bedenen ve zihnen yorulmuş insan topluluklarıyla karşılaşmamak içten bile değildir.Dinlenmek amacıyla çıkılan yoldan geriye dönen insan için dinlenemeden dönen  bir beden kalmıştır geriye.

               Elbette hayatın koşturmacası, iş stresi, çekilmez olan şehir hayatı, yaratılışı itibariyle hassas olan insanı yıpratmaktadır. Mutlaka dinlenmeye, değişikliğe, farklılığa ihtiyacı vardır.Ama bu farklılığa bir bütün olarak ihtiyacı vardır.Çalışmaktan dolayı yorulan bedenler dinlendirilmeye çalışılırken, o bedenin merkezi olan kafa, kalp ve ruh unutulmaktadır.İşte bu nokta da bazı insanlara göre tatil, normal hayat akışı içerisinde ihmal edilen hususların ön plana çıkarılması, eksik bırakılan noktaların tamamlanması sezonudur.Tatil denilen zaman dilimi hiçbirşey yapmamak, sırt üstü yatmak değil, okuma,fikir geliştirme, yeni bilgi ve beceriler kazanma, yeni ufuklara yelken açma zamanıdır.Bu tür insanlara göre tatili bir iş değişikliği, bilgi ve görgüyü artırma ve yaşanan ortamı değiştirip farklı işler yaparak dinlenme şeklinde anlayabiliriz.Yani tembellikten ziyade,”çalışarak dinlenmek, iş değişikliğiyle bedeni, kafayı ve ruhu dinç tutabilmek.”

     

               Bedenin dinlenmeye ihtiyacı olduğu gibi, duyguların ağırlık merkezi olan kalbin de rahata ve dinlenmeye ihtiyacı vardır. Gerçekten de günümüzün en büyük problemi, kafa yorgunluğu, stres ve neticede depresyondur.Bu konu da Hz. Ali (r.a.), “Kalplerinizi dinlendirin.Onlar da tıpkı bedenleriniz gibi yorulurlar “ diyerek, sıkıntıya ve strese karşı kalp istirahatini tavsiye etmektedirler.

               Yüce yaratan da İnşirah suresinin 7. ayetin de  “Bir işi bitirince diğerine giriş” diye emrettiğine göre, tatil yeni ve faydalı işlerin yapıldığı, malın ve zamanın israf edilmediği bir zaman dilimidir ki,dinlenmek, ibret almak ve yeni şeyler öğrenmek için gezmek, dolaşmak, eş-dost ve akrabayı ziyaret etmek bu faydalı işlerden sayılabilir.   

                Güneş, ay ve yıldızlar yahut kalbimiz, beynimiz ve midemiz tatile çıkmadığına göre tatil hayatın bir parçası değildir. Fakat dinlenme ve değişik ortamlarda bulunmak insanın bir ihtiyacı dır ki bu, İslamî hayatta zaten kendiliğinden oluşmaktadır.  

                Beş vakit namaz ve bu namazların camide kılınması, eş dost ve akraba ziyaretinin dinin bir emri olması, insana eşyadan çok değer verilmesi, Cuma ve bayram günleri zaten çalışırken bir dinlenme ortamı meydana getirmektedirler. Ayrıca sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın sağlanmış olması, insanların birbirlerine yardımla yükümlü tutulması kişileri sosyal hayattan soyutlamadığından, İslami hayatta batı hayat anlayışı gibi stres ve yorgunluğa karşı önlem alınmıştır.  

                Sonuç olarak Müslüman için yatmak, hiç bir şey yapmamak anlamına gelen tatil değil, yorgunluğu atmak için tebdil, yani başka bir işe geçmek söz konusudur. Bütün bunlarla birlikte, pratikte yapılması gereken şey, tatili bir atalet olarak değil, bir ganimet ve nimet olarak bilip, somut hedefler vasıtasıyla faydalı kullanmaktır.

                Gerçek olan şudur ki, Yaratan herkese akıl vermiş, irade vermiş ve de bunları kullanma özgürlüğü vermiştir.İşte bu aklı ve özgür iradeyi kullanarak en güzeli, en doğruyu bulmak zorundadır.

                İnsan olarak yaratılışımızdaki güzelliğe uygun bir hayat tarzı yaşamamız ümidiyle, herkese üreten, geliştiren, yeniliklere ve güzelliklere yelken açan bir tatil diliyorum.

                Hayatın bütün güzelliklerinin sizlerle olması dileğiyle ve yeni paylaşımlarda buluşmak ümidiyle Allah’a emanet olunuz.

     

                Selam ve sevgilerle.

     

                Halim KARACAN

                     Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

                Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

    Yorumlar (0)
    Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!
     
    sinemalarda bu hafta
    oyun
    ilan